Ömrümün varı
Gün kısalıyor. Yapraklar sararıyor. Yüzümüzde solgun hüzünler. Bavullara sığmayan yol hikâyeleri başlı kalıyor. Hafıza dolu, ekranda uyarı. Ağırlaşan sayfaları çeviremeyen mecalsiz bünye. Ve cevapsız çağrıların silinen kaydı. Düşmüyor hiçbir arama. Meşgul. Hayata kapalı yüz. Tıka…
Bu yazı Ali Bal tarafından Milat gazetesinde yayımlanmıştır. Yazarın tüm yazıları için profilini ziyaret edin.