İnsan, doğduğu dünyayı olduğu gibi kabul eden bir varlık değildir. O, yaşadığı dünyayı anlamlandıran, yeniden kuran ve yeniden yorumlayan bir varlıktır. İnsanlığın en büyük başarısı yalnızca şehirler,…
İnsan, emir komutayla sevemez.Bu nedenle aşkın tarihi, aynı zamanda buyruğa karşı özgürlüğün tarihidir. Aşk, hiçbir zaman bir fermanın ürünü olmamıştır; hiçbir kutsal ya da dünyevi otorite, bir kalbin…
Barış, savaşın sona ermesi değildir. Barış, yaşamın özgürce çiçek açabilmesidir. Silahların susması, barışın yalnızca eşiğidir. Gerçek barış, insanın korkuyu aşarak başkasının varlığını kendi özgürlüğ…
Açık bahçe, insanın doğayla ve kendisiyle kurduğu ilişkinin en özgür mekânlarından biridir. Duvarların, dogmaların ve kesinliklerin ötesinde açık bahçe, insanın varoluşunu yeniden düşünmesine imkân ve…
Özgürlük yalnızca bir hak değildir. Özgürlük, insanın varoluşunu taşıyan en köklü ve en kırılgan imkândır. Özgürlük, insanın kendi içine yerleşmiş görünmez zincirleri fark etmesi, kendisini içine alan…
Ayışığı bahçenin üzerine düştüğünde dünya biraz değil, bütünüyle yavaşlar. Gündüzün keskin çizgileri erir; ağaçlar, çiçekler, taşlar ve insan yüzleri daha derin, daha şiirsel, daha dokunulabilir bir a…
Teoloji, psikoloji ve özgürlük, insanı aynı anda hem kuşatan hem de açığa çıkaran üç ayrı mücadele alanıdır. Bunları uzlaştırıcı bir dille yan yana koymak, insanın gerçek trajedisini gizlemektedir. İn…
Haziran, göğün yeryüzüne biraz daha yaklaştığı aydır. Güneş yalnızca taşları, yaprakları, teni ısıtmaz; insanın içindeki eski ve unutulmuş ateşi de uyandırır. Akşamlar uzar, gölgeler yumuşar, rüzgâr b…
İnsan, boyun eğmek için doğmamıştır. İnsan, sorulmamış soruların içine doğmuştur. İnsan, korkunun, geleneğin, otoritenin ve kutsallığın içine doğmuştur. Doğmak, teslim olmak değildir. İnsan, kendisine…
Medeniyet, taşla, çelikle, teknolojiyle değil; insanın insana nasıl davrandığıyla ölçülür. Bir toplumda yollar genişleyebilir, binalar yükselebilir, üretim artabilir; ama insan onuru korunmuyorsa orad…
Medeniyet, taşın üstüne taş koymak değildir sadece; anlamın, bilginin, değerin ve özgürlüğün üstüne insanı koyabilmektir. Bu nedenle medeniyetin gerçek kaynağı ne topraktır, ne kan bağıdır, ne kabiled…
Doğa hümanizmdir. Bu söz, insanın kendini put sanan kibirli hırsına vurulmuş bir tokattır. Günümüzün dünyasını patolojikleştiren düşünceler, ideolojiler ve kurgular, hümanizmi, insanı merkeze koymak d…
Dut ağacının altında kahvaltı, yalnızca bir öğün değildir; sabahın kalbinde kurulan küçük bir tören, iki insanın dünyayı bir süreliğine unutma biçimidir. Bahar, dalların arasından usulca süzülürken rü…
Sanatla anlam oluşturmak, şiddetsiz bir varoluşun en derin biçimlerinden biridir. Sanat, insanı yok olmaya ve etmeye değil, yaşatmaya çağırır. Sanat, susturmaya değil, konuşturmaya ve konuşmaya çağırı…