Bir tabak kiraz
Sürekli varmak istediğimiz yerlere konsantre olduğumuz için nereden başladığımızı unutuyoruz. Varmayı umduğumuz yerlere varamadığımızda geri dönebileceğimiz bir yer de kalmıyor bu durumda! Ben porsele…
Sürekli varmak istediğimiz yerlere konsantre olduğumuz için nereden başladığımızı unutuyoruz. Varmayı umduğumuz yerlere varamadığımızda geri dönebileceğimiz bir yer de kalmıyor bu durumda! Ben porsele…
Yaşadığım şehirde neredeyse bir aydır büyük bir seferberlik var. Asfaltla yeniden tanıştık mesela, uzun zamandır gözden ıraktı. Gözden ırak olan malum hafızadaki yerini de kaybediyor zamanla. Yolların…
Günümüzün düşünürleri çağımızın bir 'Kaygılar Çağı' olduğunu söylüyor, zamanımızı böyle isimlendiriyor. Psikiyatri klinikleri, psikolojik destek üniteleri kaygı bozukluğundan muzdarip hastalarla dolup…
İnsanlar hakkında bizi şaşırtan şeylerin azalması, bir başka deyişle herkesin kolayca tahmin edilebilir kişiliklere dönüşmesi her geçen gün kendimiz gibi olma cesaretini yitiriyor olmamızdan. Herkes g…
Her yıl bu dönemde zirve yapan sınav gerilimi son iki hafta sonumuzu de kargaşaya boğarak yaşandı ve geçti. Geçti diyorum ama aslında geçen bir şey yok! Türkiye'nin yirmi beş yaş altı nüfusu mütemadiy…
Hızlı zenginleşmelerde kültürel değişim süratli oluyor, görgü koşarak gelse bile bu değişime yetişemiyor. Son yıllarda bizde olan da bu, hızlı zenginleşmiş gruplar yeni tekno-teşhircilik dalgasının da…
Heidegger kulübeye uzun yıllar elektrik bağlatmamış. Televizyon da sokmamış. Fakat futbol meraklısı olduğu için Alman millî maçlarını takip edermiş. Millî maç olduğunda köydeki komşusunun evine gider …
Farkında olmadığımız ayrıntıların hayatımızda bir şeyleri eksik bırakıyor olabileceği meselesinin üzerinde pek fazla durmuyoruz. Aslına bakılırsa hayatımızla ilgili pek çok şeyi zaten pek kafaya takmı…
Belki çoğumuz farkında bile değiliz ama kendimiz için sürekli planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz. Büyük hedefler değil burada sözünü ettiğim (onlar da ayrı mesele), daha sıradan, daha gündelik şeyl…
Büyüklerinin "Ah nerede o eski günler!" tarzı şikayetlerine şahit olmayanımız yoktur. Yaş aldıkça kendi dilinden de benzer hayıflanma ifadeleri döküldüğünü fark ettiğinde buna şaşıranlarımız da çoktur…
"Bir şeyi bilmediği hâlde bildiğini sanmak. Bütün insanların zihinsel hatalarının tümü büyük bir ihtimalle bundan kaynaklanır... Ve bana kalırsa bilgisizliğin sadece bu türüne cehalet denir" diyor Efl…
Bazen başkalarının bizi hiç anlamadığını düşünüp üzülüyoruz. Bundan kastımız bizi bizim içimizden geçirdiğimiz gibi anlamadıkları aslında. Bu duruma içerlerken, aslında imkânsız bir şeyi istediğimizi …